13 Ekim 2019 Pazar

ANTİDEPRESAN KULLANIMI, İLAÇ PROSPEKTÜSLERİ, BİLİM ve ETİK

15 Ekim 2019 EK; Antidepresanların güvenilir olduğunu iddia eden (aşağıda MAKALE 1'den kesit) "Çıkar Çelişkisi" rapor edilmiş. Bugün ulaşabildim: 


 "Psikiyatri ilaçları ile ilgili olarak;
'... ilacın piyasaya çıkış süreci de sorunlu:
    'Bu kanıtlar daha sonra düzenleyicilere, ilacın piyasaya sürülebilip olup olmadığına karar vermekle görevli kişilere gönderiliyor. Gelgelelim ABD'de düzenleyicilerin %40'ının (Britanya'da ise %100'nün) maaşı ilaç şirketleri tarafından ödeniyor. Toplum hangi ilacın piyasaya sürülmesinin güvenli olduğunu anlamaya çalışırken ortada iki taraf olması gerekir; bir yanda bu uğurda kanıtlar sunan ilaç şirketi, diğer yanda da bizim için , kamu için çalışan ilacın gereğince iş görüp görmediğine karar veren bir hakem. Ancak profesör İoannidis'in söylediğine göre, bu maçta hakemin parasını ilaç şirketi ödüyor ve hemen her zaman kazanan taraf da o oluyor.'" İşte buna "Çıkar Çelişkisi (Conflict of Interest) ' deniyor." 
Ayrıntılar: https://asukrandemiralp2.blogspot.com/2016/11/etkilesimlerde-ckar-celiskisi-conflict.html

"....Francis’in yaptığı eleştirilerden kendi de muaf değildi aslında. 1994 yılında iyi niyetle yaptıkları değişiklerin nasıl suistimal edildiğine, özellikle ilaç kartellerinin kazançlarını katbekat arttırdıklarına üzülerek tanık olmuştu." Ayrıntılar: https://asukrandemiralp2.blogspot.com/2017/06/dsm-zihinsel-bozukluklarda-tani.html
MAKALE 1 için Çıkar Çelişkisi Açıklamaları:


--------------------------------------------------------------------
14 Ekim 2019 EK; Antidepresanların güvenilir olduğuna ilişkin yeterince kanıt olmadığını açıklayan ve "Çıkar Çelişkisi" rapor edilmemiş bir makale: 

"October 9, 2019
Michael Hengartner, PhD | Zurich University of Applied Sciences, Switzerland " Devamı aşağıya eklendi. 
---------------------------------------------------------------------------------------------
13 Ekim 2019:

MAKALE 1 - Ekim ayında yayınlanan bir bilimsel araştırmadan antidepresan kullanımı ile olumsuz sağlık sonuçları arasındaki ilişkinin sağlam kanıtlarla desteklenmediği ve muhtemelen altta yatan hastalığın bulguları ile ilgili olduğu gibi bir sonuç çıkarılmış? * Böyle bir çıkarımı anlayabilmekte sıradan bir insan olarak güçlük çekiyorum? Altta yatan hastalıkları bilmeden mi bu ilaçlar kullanılıyor? 
·      Ve sıradan bir insan olarak bu makalenin tümüne ulaşamıyorum. Merakım, makalede “çıkar çelişkisi içermez (No Conflict of İnterest)” şeklinde etik bir açıklama bulunuyor mu? Bknz: https://asukrandemiralp2.blogspot.com/2016/11/etkilesimlerde-ckar-celiskisi-conflict.html
·      Örnek olarak bir antidepresanın tanıtmalığından (prospektüsünden) fotoğrafları paylaşıyorum:






Bu fotoğraflardaki bilgileri irdelemeye çalıştığımızda, yan etki tablosunun çok yaygın, yaygın, yaygın olmayan, seyrek, çok seyrek, bilinmiyor şeklinde sınıflandırıldığı; her kullanan için belirlenmiş olamayacağı, bilinen olası yan etki seçeneklerinin de bilimsel incelemeler sonucu tanıtmalığa konulduğu, dolaysıyla bilinenler (çok kişi bilgi hattını kullanacak kadar bilinçli olsa kategoriler değişebilir belki?) ve bilinenler dışında farklı yan etkiler yaşama olasılığı olduğu (bilgi hattı için telefon numarası / web adresinden iletişim bilgisi verilerek bildirilmesi istenmiş) sonucuna ulaşabiliriz.  

Kaldı ki, her antidepresanın farklı etkileri olabildiği için farklı ilaçlar var vb...


Bilim herhangi bir konuda kesin konuşabilir mi?


Derleyen: A.Şükran Demiralp, 13 Ekim 2019 


İlgili diğer linkler: http://asukrandemiralp1.blogspot.com/2018/03/tbbi-ilac-yuzunden-mi-ragmen-mi.html

http://asukrandemiralp2.blogspot.com/2018/09/dusunemedigimiz-en-basit-seyler-nelerdi.html


 *



* :
"1 Comment for this article
No evidence that antidepressants are safe and some cause for concern
Michael Hengartner, PhD | Zurich University of Applied Sciences, 
SwitzerlandDragioti et al conclude that antidepressant use appears to be safe (1). We believe that this confidence in the safety profile of antidepressants is unwarranted. Although they found little convincing evidence of harm outcomes in their review, this in no way implies that they found convincing evidence that antidepressants are safe.
Sexual dysfunction - the most prevalent adverse event caused by antidepressant use, was not included in their review but has been convincingly documented in placebo-controlled trials (2) and sexual dysfunction can even remain long after the drug was stopped (3). Withdrawal reactions from antidepressants were also excluded, despite their relatively high incidence in long-term users and that they can be severe and long-lasting, as has been demonstrated in both placebo-controlled trials and observational studies (4).
Dragioti et al found no convincing evidence that antidepressants protect against suicide in adults, but selectively emphasise this favourable outcome in their discussion instead of the various highly suggestive adverse outcomes, including, for instance, osteoporotic fractures, upper gastrointestinal bleeding, preterm birth, and lower Apgar score (1). Moreover, meta-analyses of placebo-controlled trials in adults provide no evidence that antidepressants protect against suicides or suicide attempts (2); some even indicate that antidepressants increase the risk of suicide attempts (5). Recent well-controlled longitudinal cohort studies in real-world primary care patients with depression likewise found significantly increased suicide risk with antidepressants (6).
Meta-analyses of placebo-controlled trials further show that antidepressants increase the rate of serious adverse events (2), and meta-analyses of observational studies suggest they increase all-cause mortality and the risk of cardiovascular events (7). Surprisingly, the meta-analysis by Maslej et al (7) on all-cause mortality and cardiovascular events was not included in Dragioti et al for unknown reasons.
Dragioti et al suggest that confounding by indication has exaggerated the reported effect sizes (1). However, in the four studies reported in Dragioti et al that adjusted for confounding by indication, the effect sizes for adverse events remained almost unchanged. This suggests that there is little reason to assume that confounding by indication inflated the reported associations. The meta-analysis by Maslej et al on all-cause mortality likewise found no evidence for confounding by indication (7).
There are plenty of well-controlled observational studies that found elevated rates of serious adverse events that were not addressed in this umbrella review of systematic reviews, including obesity, diabetes, cardiovascular disease, hyponatremia, liver damage, and dementia. Therefore, we cannot be confident that antidepressants are safe, and we need to remain mindful that antidepressants can cause severe harm.

References
1. Dragioti E, et al. JAMA Psychiatry. 2019.
2. Jakobsen JC, et al. BMC Psychiatry. 2017;17(1):58.
3. Healy D. Int J Risk Saf Med. 2018;29(3-4):135-147.
4. Davies J, Read J. Addict Behav. 2019;97:111-121.
5. Fergusson D, et al. BMJ. 2005;330(7488):396.
6. Coupland C, et al. BMJ. 2015;350:h517.
7. Maslej MM, et al. Psychother Psychosom. 2017;86(5):268-282.

CONFLICT OF INTEREST: None Reported"
Google Çevirisi: "Antidepresanların güvende olduğuna ve bazılarının endişeye neden olduğuna dair kanıt yok
Michael Hengartner, Doktora | Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, İsviçre
Dragioti ve arkadaşları, antidepresan kullanımının güvenli olduğu sonucuna varmıştır (1). Antidepresanların güvenlik profilindeki bu güvenin sınırsız olduğuna inanıyoruz. İncelemelerinde zarar sonuçları konusunda ikna edici çok az kanıt bulsalar da, bu hiçbir şekilde antidepresanların güvende olduğuna ikna edici kanıtlar buldukları anlamına gelmez.
Cinsel işlev bozukluğu - antidepresan kullanımının yol açtığı en yaygın yan etki, gözden geçirmelerine dahil edilmedi, ancak plasebo kontrollü çalışmalarda ikna edici bir şekilde belgelendi (2) ve cinsel işlev bozukluğu, ilacın kesilmesinden çok sonra bile kalabilir (3). Uzun süreli kullanıcılarda göreceli olarak yüksek oranda görülmelerine rağmen, hem plasebo kontrollü çalışmalarda hem de gözlemsel çalışmalarda da gösterildiği gibi, antidepresanlardan geri çekilme reaksiyonları da dışlanmıştı ve şiddetli ve uzun süreli olabiliyordu (4).
Dragioti ve arkadaşları, antidepresanların yetişkinlerde intihara karşı koruduğuna dair ikna edici kanıtlar bulunmamakla birlikte, örneğin osteoporotik kırıklar, üst gastrointestinal kanama, erken doğum ve daha düşük olmak üzere çeşitli müstehcen advers sonuçlar yerine tartışmalarında bu olumlu sonucu seçici bir şekilde vurgulamaktadır. Apgar puanı (1). Dahası, yetişkinlerde yapılan plasebo kontrollü çalışmaların meta-analizleri, antidepresanların intihar girişimlerine veya intihar girişimlerine karşı koruduğuna dair kanıt sağlamamaktadır (2); bazıları bile, antidepresanların intihar girişimi riskini arttırdığını gösteriyor (5). Depresyonlu gerçek dünya birinci basamak hastalarında son zamanlarda iyi kontrol edilen uzunlamasına kohort çalışmaları, aynı şekilde antidepresanlarla intihar riskini de önemli ölçüde arttırdı (6).
Plasebo kontrollü çalışmaların meta-analizleri ayrıca antidepresanların ciddi advers olayların oranını arttırdığını göstermektedir (2) ve gözlemsel çalışmaların meta-analizleri, tüm nedenlere bağlı ölümleri ve kardiyovasküler olayların riskini arttırdığını göstermektedir (7). Şaşırtıcı bir şekilde, Maslej ve arkadaşlarının (7) tüm nedenlere bağlı ölüm ve kardiyovasküler olaylarla ilgili meta analizi, Dragioti ve arkadaşlarına bilinmeyen nedenlerle dahil edilmemiştir.
Dragioti ve arkadaşları, endikasyonla karıştırmanın rapor edilen etki büyüklüğünü abarttığını öne sürmektedir (1). Bununla birlikte, Dragioti ve arkadaşlarında endikasyonla karıştırmak için ayarlanan dört çalışmada, advers olayların etki büyüklükleri neredeyse değişmeden kalmıştır. Bu, endikasyonla karıştırmanın rapor edilen dernekleri şişirdiğini varsaymak için çok az neden olduğunu göstermektedir. Maslej ve arkadaşlarının tüm nedenlere bağlı ölüm oranlarına ilişkin meta-analizleri de aynı şekilde endikasyon ile karıştırıldığına dair bir kanıt bulamadı (7).
Obezite, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, hiponatremi, karaciğer hasarı ve demans gibi sistematik derlemelerin gözden geçirilmesinde ele alınmayan, ciddi advers olayların yüksek oranlarını bulan çok iyi kontrollü gözlemsel çalışmalar vardır. Bu nedenle, antidepresanların güvende olduğundan emin olamayız ve antidepresanların ciddi zararlara neden olabileceğine dikkat etmemiz gerekir.

Referanslar
1. Dragioti E, vd. JAMA Psikiyatri. 2019.
2. Jakobsen JC, et al. BMC Psikiyatri. 2017; 17 (1): 58.
3. Healy D. Int J Risk Saf Med. 2018; 29 (3-4): 135-147.
4. Davies J, J. Addict Behav. 2019; 97: 111-121.
5. Fergusson D ve diğ. BMJ. 2005; (7488) 330: 396.
6. Coupland C, et al. BMJ. 2015; 350: h517.
7. Maslej MM ve ark. Psikolojik Psikosom. 2017; 86 (5): 268-282.
ÇIKAR ÇELİŞKİSİ: Yok Bildirildi.

13 Eylül 2019 Cuma

Tikleri ve Eşliklerini Yönetebilmek Üzerine İrdelemeler


"Bir dizi eylemi" gerçekleştirdiğimiz halde nerede tıkanıyoruz da tikler ve/veya bağlantılı bazı durumları yönetemez oluyoruz?

(0) Toplum(lar) genelinde ve bizlerde de bilgiye ve bilgiye dayalı düşünmeye olan ilgi azlığı:

(1) Aşırı "sorun odaklı" yaklaşımlarımız mı söz konusu?

(2) O kadar çok dibe vuruyoruz ki iyi durumları da aşırı abartıyoruz; böyle olunca da yine panik ve dalgalanmalar..

(3) İlaçlarla tikleri, krizleri yönetelim derken neleri görmezden geliveriyoruz?

(4)  Kabullenmemek? 
"Hastalıklarla Uzlaşma; kısmen bilince, kısmen de iradi kontrole bağlı olarak elde edilen düzeydir."

(5) Kendimizde olmayan iletişim becerisini hastalığı çekende aramak?

(6) Varoluşsal Yaklaşımlar eksik?

(7) Her birimizin ihtiyacı olan şeyleri (Madde 6'daki gibi) sanki sadece hastalığı yaşayanlarınmış gibi sanmak?



17 Ağustos 2019 Cumartesi

Tourette Sendromu İçin de Varoluşsal Yaklaşımlara İhtiyacımız Var!

Parkinson hastalarının dopamine ihtiyacı olmasının aksine, Tourette hastalarının dopamin düzeylerinin düşürülmesi gerektiği düşünülerek nöroleptikler / antipsikotikler kullandırılır. Bu türe giren ilaçların dopamini baskılayarak tikleri azaltması; kontrol altına alması amaçlanır. Ancak, 

"... Tourette Sendromunda sadece dopamin fazlalığı yoktur. Aynı zamanda kişiliği değiştirebilecek bir bozukluktan beklenebileceği üzere daha derin ve daha geniş değişimler mevcuttur .... Tıbbi veya ilaçlı tedaviyi tamamlayan bir de varoluşsal yaklaşımın olması gerekmektedir.  


.... ilacının artan dozundan sonra becerilerini kaybetmiş, hareketlerinin zamanlamasını yapamamış ve sert biçimde burnunu çarpmıştı. Bundan da öte tiklerinin pek çoğu kaybolmak bir yana , sadece yavaşlamış ve yaygınlaşmıştı. Söylediğine göre bir tikin ortasında takılıyor ve kendini hemen hemen katatonik (hareketsiz ve donmuş) bir halde buluyordu. Bu az miktardaki doz ile, Parkinson hastalığı tablosu - distoni, katatoni, psikomotor blok - sergiliyordu. ..ilaca karşı verdiği bu reaksiyon, duyarsızlığı değil, patolojik ve aşırı bir duyarlılığı 
(Doz kişiye göre değişir bilgisini hep vurguluyoruz: http://asukrandemiralp1.blogspot.com/2018/08/doz.html) sergiliyordu." Nörolog Dr. Oliver Sacks'ın ilaç kullanımına başladığı bir hastası ile ilgili gözlemlerinden. 

Bu da bir arkadaşımızdan: "Tiklerim verdiği rahatsızlıktan kurtulamayınca kullandığım ilacın dozunu birden iki katına çıkardım. Sonuç dehşetti. Vücudum kaskatı kesildi. Gözlerimi dahi hareket ettiremiyordum; tavana dikili kala kaldılar." 
Ve  en yakın hastanenin acil servisine başvurdu. Bir daha böyle keyfi deneme asla yapmayacak. 


Neler olabilir bu varoluşsal yaklaşımlar?

http://asukrandemiralp2.blogspot.com/2016/12/hastalklarla-uzlasma.html

https://asukrandemiralp2.blogspot.com/2018/09/dusunemedigimiz-en-basit-seyler-nelerdi.html

https://asukrandemiralp2.blogspot.com/2016/05/farkindalik-aylari-ne-icin-olmal-ve-de.html

https://asukrandemiralp2.blogspot.com/2016/04/acaba-hastaliklar-olmadan-yasayabilir.html

Derleyen A.Şükran Demiralp, 17 ağustos 2019




16 Ağustos 2019 Cuma

YURT DIŞI İLAÇ TEMİNİ İÇİN ÖNEMLİ BİLGİLER

SORUN: Bazı ilaçların "Eczacılar Birliği"nden temin edildiğini bilmeyenler ihtiyaçları olan bu tür ilaçları oldukça yüksek fiyatlara kaçak ilaç getirenlerden satın alıyorlar."

BİR ARKADAŞIMIZ: "Biz de bilmiyorduk. Yurtdışından gelen ‘yardımsever’ler vasıtasıyla ....  ilacını getirtmeye çalışıp bir güzel dolandırıldık. Bunda yurt dışı eczacılar birliğinin ‘ulaşılamaz’ olmasının katkısı büyük. Neyse ki son 7 aydır ilaçlarımızı yurtdışı eczacılar birliğinden temin ediyoruz."

Aşağıdaki linklerden kullandığınız ilacın ismine ve gerekli bilgilere ulaşabilirsiniz. Ulaşamadıysanız, yorum olarak giriniz.

(1) YURT DIŞI İLAÇ LİSTESİ: https://www.titck.gov.tr/dinamikmodul/44


(3) YURT DIŞI ECZACILAR BİRLİĞİ: https://www.teb.org.tr/content/1/Yurt-D%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndan-%C4%B0la%C3%A7-Temini

Derleyen A.Şükran Demiralp, 16 Ağustos 2019



10 Ağustos 2019 Cumartesi

Tourette Sendromu Çıkmazları

KONU: Arkadaşlarım, TS veya herhangi bir bozuklukta uzmanların dedikleri ile deneyimi yaşayanların dedikleri arasında kalmak akıl karıştırır. Uzmanların elindeki veriler bir çok hastanın yaşadığı ortak durumlardan süzülerek genelleştirilir. Uzmanlar ETİK davrandıkları sürece en sağlam yol da budur. Ancak bu aynı zamanda şu demek ASLA değil: "Her hasta aynı!"; işte aynı hastalığa uygulanabilen farklı tedavilerin ortaya çıkış nedeni de bu değil mi? İsteği ve bilgisi olan bu yazıya kendi YORUMLARINI görüş olarak ekleyebilir.

VE BAZI HATIRLAMALAR:

(0)  Tourette Sendromu (TS) nedir? https://asukrandemiralp2.blogspot.com/2013/08/tourette-sendromu-hakknda.html
TEMEL SORUN işte NÖROGELİŞİMSEL BOZUKLUK tanımını bilip de bütünsel düşünmeyince evrensel uygulamaları bu tanıma göre genişletmemekten başlar.

(0.1) Tourette Sendromu nedenleri ÇOKLU olduğu HALDE günümüze dek ihtiyaç duyana yapılan tedaviler kimyasal ağırlıklı olup ilaçlarla tikleri vd bastırmaya yöneliktir.

(0.2) Bu konuda geniş ölçekte bilimsel çalışmalar, araştırmalar son yıllarda özellikle Avrupa ve ABD'de artmış durumdadır. Türkiye'de ise genelde ABD'ye destek niteliğinde proje ve araştırmalara rastladım. Fazlasını bilen varsa yorumlara ekleyebilir.

(0.3) Bilimsel araştırma böyle diyor (aşağıdaki fotoğraf). Sizde nasıl(dı)?

(1) Önceden yazdığım ama pek kimsenin okumadığı bu linki okumakta yarar var: https://asukrandemiralp2.blogspot.com/2018/12/turkiyeden-whoya-bir-seslenis.html
(2) Tik bozuklukları ve içinden TS sadece ilaçlarla tedavi edilebilecek bir bozukluk değil. Kişilere göre değişir. http://asukrandemiralp2.blogspot.com/2018/02/arastrma-konusu-kendinlik.html
(3) ETİK BİLGİSİNİ İÇSELLEŞTİRMİŞ gerçek uzmanlar her TS tanısı alan kişiye ilaç vd tedavileri önermezler. Sadece ihtiyacı kesinleşmiş olanlara tedavi protokolü dahilinde ilaç başlayabilir. Çünkü, bazen ilaçların tiklerin nedeni veya tetikleyicisi de olabilir. Burada artı -eksi hesabını uzman ve hasta / hasta yakının birlikte ele alması gerekir. http://asukrandemiralp1.blogspot.com/2019/06/yuksek-fayda-ve-dusuk-risk-bilimsel.html
(4) Kullanılan onca ilaca rağmen kişide hiç bir değişme olmadığı NET ise, demek ki gözden kaçan ve/veya bile bile değiştirilemeyen bazı şeyler var? Belki böyle: http://asukrandemiralp2.blogspot.com/2016/12/hastalklarla-uzlasma.html veya diğer şeyler?
(5) TS DİSİPLİNLER ARASI ÇOKLU ÇABALAR GEREKTİREN BİR KONUDUR. Belki bir çok konuda olduğu gibi.
(6) Tourette Sendromu'nun kesin tedavisi yoktur, çünkü nedeni henüz tam olarak açıklanamamaktadır. (5) maddeye lütfen dikkat! ve MADDE (1). Ek olarak tıp AMPİRİK BİR BİLİM DALIDIR. Böyle olması belli standartlarının olmasını da gerektirmiştir ve öyle çalışmaktadır. BİLİM deneye yanıla gidiyor diye her önüne gelen her konuda deneme yapamaz. Hele ki buradan gelir elde ediyorsa da ETİK ve YASAL açıdan uygunsuzdur. Ancak olayı yaşayanların kendi öngörüleri değerlidir.
(7) "Ülkemizde TS konusunda yeterince destek YOK." Doğru. Nedenlerden biri de hasta ve yakınlarının ne istediklerini topluca ifade etme (bilimsel düşünceden uzak olma) ve çabalama yetersizliklerinden kaynaklanmaktadır. Genelde "NASIL ÇÖZELİM? NELERİ ÇÖZEBİLİRİZ?" diyerek ORTAK HAREKET ETMEK yerine kişiler İNANDIrıldıKLARI bir iki çözümü diğerine benimsetmeye çabalıyor?
Teşekkür ederim ilgilenenlere.
Sorularınız?
A.Şükran Demiralp, 10 Ağustos 2019





5 Temmuz 2019 Cuma

KOPROLALİ

KOPROLALİ veya İRADE DIŞI KÜFÜRLER ve MÜSTEHCEN KONUŞMALAR geçmişte daha çok şimdi daha az olabilir mi? Ben hiç böyle olduğunu sanmıyorum. Giderek insanlar daha çok küfür ediyorlar. Bu durum  toplumlarda artık sosyal medya aracılığı ile çok net gözlemlenebiliyor ve hatta yaygınlaşma nedenlerinin başında da gelebiliyor.


Geçmişte ve şimdi için bilim ne demiş? Merak eden 



Elbette her küfür ve müstehcen konuşma, ortalama irade neyse o tanıma göre diyelim,

irade dışı olmuyor. Dolaysıyla yine bu tanıma göre  gördüğümüz her Koprolali davranışı 

sergileyen kişi de Tourette Sendrom'lu olmuyor. Ayrıntılarda yazacak çok şey var. Daha 

sonraya.. Veya eklemek isteyen arkadaşım varsa, lütfen.



Derleyen: A.Şükran Demiralp, 5 Haziran 2019

19 Mart 2019 Salı

Tourette Sendromu’nda İlaç Tedavisi İçin Genel Bilgi


SORUNUZ: Çocuklarda Tourette (Turet) sendromunda en etkili ilaç hangisi acaba?
Tikleri kontrol etmeye veya OKB, DEHB gibi ilgili durumların semptomlarını azaltmaya yardımcı olan ilaçlar genel olarak:
·         Tikleri kontrol etmek için dopamini bloke eden veya azaltan ilaçlar; Nöroleptikler: Tikleri kontrol etmeye yardımcı olabilir. Olası yan etkiler kilo alımı ve istemsiz tekrarlayan hareketleri içerir.  Bazıları, ciddi depresyona (önlenebilir) neden de olabilir.
·         Botulinum (Botoks) enjeksiyonları: Botoks, Botulinum toksin kelimesinden kısaltılmış, özünü bir bakterinin oluşturduğu proteindir. Etkilenen kas grubu içine enjeksiyon yapılarak basit veya vokal tikler için yardımcı olabilir. İstemsiz kas hareketleri gibi bazı yan etkiler olabilir.
·         Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu için DEHB ilaçları: Dikkat ve konsantrasyonun artmasına yardımcı olabilen uyarıcı(stimulan)lardır. Bununla birlikte, Tourette sendromlu bazı insanlar için, DEHB ilaçları tikleri daha da kötüleştirebilir.
·         Merkezi  adrenerjik inhibitörleri: Genellikle yüksek tansiyon için reçete edilen bazı ilaçlar dürtü kontrolü sorunları ve öfke saldırıları gibi davranışsal semptomların kontrolüne yardımcı olabilir. Sürekli uyku durumu gibi (sedatif etki) yan etkileri vardır.. (Adrenerjik ve Kolinerjik)
·         Antidepresanlar: Üzüntü, endişe ve OKB belirtilerinin (semptomlarının) kontrolüne yardımcı olabilir. Bu gruptaki ilaçların da yan etki yelpazesi kişilere göre değişse de genelde iştah ve kiloda artış ön planda gözlenmektedir.
·         Antiseizure (Antikonvülzan ya da antiepileptik) ilaçlar:  Tourette sendromu olan bazı kişilerin epilepsiyi tedavi etmek için kullanılan bazı ilaçlara yanıt verdiğini gösteren araştırmalar vardır. (Buna karşı bazı antiepileptik ilaçların da tikleri artırabildiği bilgisi de var.)
Yukarıdaki bilgilerden sonra özet yorumum:
Tourette Sendromu (TS)’nda en etkili diyebileceğimiz tek bir ilaç / tek bir başka yöntem bilinmiyor. Bazı ilaç grupları ve bunların kendi içinde çeşitleri bulunuyor (bir çok nöroleptik, antidepresan vb bulunmaktadır). Bu ilaçların çocuk, genç ve yetişkinlerde kullanımları hekim kontrolünde, kişiye göre (kilo, vücudun ilaca verdiği tepki, hangi ilaç / ilaçların kullanılabileceği gibi) doz ayarına bağlı oluyor.
Tourette henüz tam olarak nedeni anlaşılmamış, belirtilerle kendini gösteren bir bozukluk olduğu için, ilaç ve/veya diğer yaklaşımlar bu belirtileri kontrol altına alabilme/azaltmaya yönelik olabiliyor. 

Ve biz biliyoruz ki, hiç ilaç vd kullanmadan TS ile birlikte uyumlu yaşayabilen birçok kişi de var. Çünkü TS’nin her bir kişide varoluş nedeni ve yaşam koşullarına göre gelişimi çok farklı olabiliyor; neredeyse her bir konuda olabildiği gibi…
Önemli not: Ufak tefek tikler vb durumlar, normalde kişi ve / veya bir yakını için, hiç sorun oluşturmazken, aşırı ve ezbere farkındalık (!) geliştiren koşullarda birden bu küçük şeylerin büyütüldüğünü ve sorun yumağına dönüştüğünü de gözlemleyebiliyoruz. Böyle bir konuyu her birimiz detaylı gözlemleyebilmeliyiz.
Gözlemleriniz ve diğer herhangi detaylı soru(n)larınız için e-posta da yazabilirsiniz:  tourette.tik.tak.hip@gmail.com
İnternet, konu ile ilgili çeşitli kitaplar ve yaşam deneyimlerinden derleyen: A.Şükran Demiralp, 20 Mart 2019