21 Mart 2017 Salı

Tek bir doğru değil, duruma göre değişen doğrular olabiliyor

Anlamaya Çalışılmalı

Öncelikle, GÜNÜMÜZDE Tourette Sendromu (TS) tanısı için, DSM-5 tanı ölçütleri el kitabına göre gerek ve yeter koşullar http://bit.ly/2naGHHj linkinde belirtilmiştir. Eğer bu tabloda, madde 4'de belirtilen; diğer tıbbi koşullardan kaynaklanmayan belirtilere göre tanı söz konusu ise, TS tikleri söz konusu olabilir.

UÇLARDA GEZİNTİLER kitabından alıntılar:

“…bu kitap ve deneyim aktaran benzerleri, kişilerin kendilerini nasıl geliştirip değiştirdikleri ile ilgili ipuçlarını içerebilir. Bu kitaplarda kişiye özgü yöntemler olabilir. Bunlar tamamen deneyseldir. O kişiye iyi gelebilir. Ama bir başkası için farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, bu gibi kitapları yazan kişiler kendi çözümlerini evrensel çözüm şeklinde sunmamalılar. Okurlar da eleştirel gözle okumalıdır. Kendi koşullarını iyi irdelemek, deneyimlerini aktaranlarınkiyle kendi benzer ve farklı durumlarını gözden geçirebilmek,  yapmaya çalıştığım bir uygulamadır. Bu kitabı yazarken Oliver Sacks’ın kitablarındaki bilimsel öykülerden bu gözle yararlanmaya çalıştım. Bu öykülerde, bir taraftan bilimsel açıdan TS’nin genel özellikleri kategorize edilirken, varoluşsal açıdan da her kişinin kendine özgü yanı olacağı, dolaysıyla her TS’li kişinin de bir diğerinden farklı olacağı gerçeği vurgulanıyordu.
Kağan’ın doğrudan katkısı: “Tek bir doğru değil, duruma göre değişen doğrular olabiliyor. ‘Şöyle yapın’, ‘bu yöntemi uygulayın’, ‘mutlaka iyi gelecek’, ... gibi koşullandırmalar, bunalım yaşayan insanların sıkıntılarını katlayabilir. Aklı karıştıp, iyice bulandıracak yaklaşımlar yerine, kişinin durumunu sorgulamasına ve kendisini dışarıdan görebilmesine yardımcı olacak örnekler çok daha anlamlı ve yararlı olacaktır. Bir örnek olarak, okuduğum bir kitapta: ‘Bir bahçevan bahçesine nasıl ayrık otları sokmamak için özen gösterirse siz de beyninize olumsuz düşünce sokmayın’ diyordu. Bunu doğru varsayarsam beynimde olumsuz düşünceler kristalize olmuşken, asla olumsuz düşünce olmamalı diye düşünmek daha çok olumsuz düşüncenin çözülmesine neden oluyor, sıkıntımı katlıyor, çevrimsel bunaltılara sokuyordu. Halbuki bilişsel davranışçı terapide ‘düşünceler bir tren gibi gelir geçer, eyvah yine o olumsuz düşünceler geldi diye panik olmayın’ diyordu. “
…..

“Ona bir şeyi yapmasının inatla üstelenmesi anlamsızdı. Küçükken nörolog “sakın inatlaşmayın”ı söylememiş miydi?  Bu üstelemeler de benim takıntılarımdı. Ayrıca, Kağan: “Ben panik olunca sen de panik oluyorsun. Yol gösterici olamıyorsun.” diye bu haklı eleştirisini ortaya koymuştu.”
.....

Nörolog: “Kağan çevreye (ve size) uyamıyorsa çevre (ve siz) Kağan’a uyacak, sabırla çok ilerleme kaydedeceksiniz, zeka düzeyi oldukça yüksek bir çocuk, gel-gitler hepimizde var, “anlamaya çalışılmalı” demişti."

Kaynak: 



A.Şükran Demiralp, 21 Mart 2017

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme