23 Aralık 2015 Çarşamba

ÖZGÜR EĞİTİM herkes için!

24-12-2015
NASIL?

Dünyada henüz pek anlaşılamamış “canlılığın bütünlüğünü” kavramaya çalışan bir sistem için hangi ipuçlarından gidilebilir? 
  
BİLGİ:ABD'de üniversite sınavı yoktur ve sistem farklıdır. Öğrenciler isterlerse eğitimlerine ara verip yıllar sonra dönüp devam edebilirler. Ve ilerleyen satır aralarındaki linklerde de bireye özel eğitime dikkat lütfen!

Tourette Sendromu ve/ya diğer bozukluklar ve/ya çeşitli nedenler açısından ele aldığımızda da bireyler yaşamlarının bazı dönemlerine “ARA” koymak isteyebilirler / zorunda kalabilirler! Belki de bu aralar bazılarımız için bambaşka yollar açabilir.. 

Genelde, Steve Jobs gibi yaratıcı diye nitelendirilen bireylerin ( tıklayınız: SÇK ) yaşamlarında benim görebildiğim ortak noktalardan bazıları ailelerinin muhafazakar ve ısrarcı olmadığı, meraklarının peşinden gidebilme şanslarının hep artırıldığı ve çevrelerinde hep onlara destek ağının varolagelmesidir.

Birey uygun bir ortam olmadığında / bilimsel akıldan yoksun (BİAT kültürü) bir yaşam tarzı ile yetiştirildiğinde de, belki otomatik soru çözme teknikleri ile Üniversite sınavlarında ilk binlere vbg girebilir, ancak, istatistiksel olarak bu sayı içinden hayal edilen yaratıcı / her koşulda kesintisiz sorgulayabilen bireylerin çıkabilme olasılığı nedir?

İstanbul’da, yıllar önce, zeka seviyelerine göre oldukça küçük yaşlardan seçen ve özel eğitim veren birkaç okul vardı. Bir ikisini de özellikle ziyaret etmiştim. Başka koşullandırmaları bilmiyorum, ancak daha o çok küçük yaşlarda “biz zekiyiz” havalarına girerek doğallıktan uzaklaştıklarını gözlemledim! Buralardan mezun olan bireylerin şimdilerde durumları nedir? Bilemiyorum? Görünen, insanlar bazı özellikleri ön plana çıkarılarak hiyerarşik bir düzene zorlanıyorlarsa, bu durum mutluluğu ve yaratıcılığı besleyemiyor. Ek olarak, ayrıştırılan bireylere de belki kaldıramayacakları ağırlıkta sorumluklar yükleyebiliyor! Çünkü, böyle yetişen bireyler genel olarak kendi çok üstün sandıkları özelliklerini sorgulayabilme becerisinden yoksun olabiliyorlar!

Bir de kökü 1921’lere dayanan bir başka okul biliyorum. Özel olarak normal okullara uyum sağlayamayan ve çok belirgin zeka geriliği olmayan çocukları özgür bırakarak, ama meraklarını cezbedecek zengin ortamları sunarak, genel olarak mutlu ve mutlaka meslek sahibi olan bireyler yetiştiren; isteyen çöpçü, doktor, pilot olacak şekilde içlerindeki yaratıcılık dediğimiz enerjiyi besleyen bir okul.

Bir diğer soru, hiyerarşik düzene hizmet eden eleme sistemlerinde ölçme kriterlerimiz ne kadar güvenilir olabilir? Bir an için güvenilir varsayalım, peki, yılda bir kez girilen üniversite vbg sınavlarla ve o günün koşullarıyla(!), bireyin “ilk binlerin” içinde ve dışında diye kategorize edilmesi ve ona göre imkanların paylaştırılması, hem o bireyler hem de diğerleri açısından ne gibi sonuçlara yol açabilir?

Neler yapılmalı? Her şeyden önce bireylerin merak ve ihtiyaçlarına uygun özgür öğrenme ve dayanışma ortamları doğal olarak kimin ne yapabileceğini ortaya koyabilir. Gözlemler; baştan aşırı belirlenmişlikler mutlu ve yaratıcı bireyler yetiştirmeyi çok zorlaştırabiliyor. Kırıcı, yıkıcı ve yokedici rekabet ortamı, mutsuz ve birbirini kaydırmaya çalışan yığınlar yaratıyor.

A.Şükran Demiralp

Yukarıdaki yazıyı beğendiyseniz aşağıdaki linki de belki “beğen”ebilirsiniz J
Teşekkürler..


4 yorum:

  1. Ben burada sorulan asıl soruya şöyle bir yaklaşım getirmek istiyorum; Eğer insanları bir bütün ve aynı zamanda münferit birer birey olarak görmek istiyorsak, ilk yapmamız gereken şey yargılamamak. Herkesin kendi doğrusu vardır ve mutlaka herkesin doğal güdüsü aslında kendi yararına hareket etmektir.

    Bu noktayı anladığımız taktirde, yukarıda sorulan sorunun cevabına da yaklaşmış olacağımız kanaatindeyim.

    Şükran Hanım, emeğiniz ve araştırmalarınız değerli.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Özcan merhaba,
      Teşekkür ederim ilgin, emeğin ve açıklamaların için...
      "Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine yaşamak!" Bunu becerebilmenin koşullarını anlayabilmek?
      Sevgi ve selamlar,

      Sil
  2. Bir tıp öğrencisinin ilettiği yorumu: "ABD'de SAT isimli bir üniversitesi sınavı mevcut, hatta bazı fakülteler için bitirme sınavları da bulunuyor. Amerikan sisteminin bizdekinden farkı şudur: öğrencinin lisedeki notları, sıralaması ve giriş sınavında aldığı puan dışında yaptığı çalışmalar, ilgilendiği spor ve sanat dallarında edindiği başarılar da değerlendirilir. Öyle ki siz profesyonel olarak bir spor dalı ile uğraşmıyor veya mükemmel bir atılım gerçekleştirmediyseniz SAT'de tam puan alsanız dahi Ivy League içinde geçen Harvard gibi okullardaki çok rağbet gören bölümlere giremeyebilirsiniz."

    YanıtlayınSil
  3. Ali Nesin: "Yale Üniversitesi’ne doktora için başvurdum. Kabul edildim. Feza Bey sayesinde kabul edildiğimi sonradan öğrendim. ABD’de Türkiye’deki gibi üniversiteye girişte sınav yoktur. Üniversite notlarına ve öğretmenlerden gelen mektuplara bakarlar. Her yıl yüzlerce, belki de binlerce öğrenci başvurur dünyanın her yerinden. Bunların arasından on üç doktora öğrencisi seçilecek." Kynk: https://sarkac.org/2018/02/feza-gursey/

    YanıtlayınSil