25 Ekim 2018 Perşembe

İlaç - Besin Etkileşimleri Araştırma - 3

"İsçioğlu F, Ova G, Duyar Y, Köksal M. Üniversite öğrencileri arasındaki enerji içeceği tüketimi ve bilinci araştırması. Acad Food J 2010; 8(5): 6-11.
• Ege Üniversitesinden gönüllü 500 öğrenci üzerinde yapılan bir çalışmanın sonucuna göre öğrencilerin %78’inin hayatında en az bir kez enerji içeceği tükettiği belirlenmesine rağmen öğrencilerin %69’luk kısmının enerji içeceğinin içeriği hakkında herhangi bir bilgisi olmadığı tespit edilmiştir.
• Enerji içecekleri’nin neden tercih edildiği sorusuna ise, öğrencilerin %43’ü enerji içeceğini uyanık kalmak, %61’i alkol ile kokteyl yapmak amacı ile tükettiğini, %35’i lezzeti için tükettiklerini ifade etmişlerdir.
• Enerji içecekleri’nin alkolle beraber tüketilmemesi gerektiği ürün etiketlerinde yazmasına rağmen öğrencilerin %58 'i enerji içeceğinin üzerinde herhangi bir uyarı olmadığını belirtmişlerdir.

Enerji İçecekleri İçeriği
 • Stimülanlar – Kafein – Guarana – Yerba mate (Kola çekirdeği) – Paraguay çayı ve yeşil çay gibi doğal kafein içeren maddeler
• Şeker ve tatlandırıcılar
• Vitaminler (B1, B2, B6 B12, C vit, niasin, pantenoik asit vb)
• Inositol
• Magnezyum, potasyum gibi mineraller
. Aminoasitler (örn Taurin, L- Carnitin)
• Bitkisel takviyeler (ginkgo, echinacea ve ginseng)
• Bazılarında cinsel güç arttırıcılar (sildenafil vb)
• Bazılarında Alkol – Örn % 9.9 oranında alkol içeren 700 ml’lik Joose adlı enerji içeceğinde 3 biraya denk gelen alkol ve 8 fincan kahveye denk kafein bulunmaktadır.

Taurin:
• Vücutta protein metabolizması sonucu oluşturulan doğal bir amino asittir. Methiyonin ve sistinden türetilen sülfür türevi bir aminoasittir.
• Doğal bir amino asit olan taurin vücutta 40-400 mg arasında bulunurken Eİ’nde 1000 mg bulunmaktadır.
• L-Taurin L-Arjinin ile birlikte Nitrit Oksit miktarını arttırarak kaslara giden kan dolaşımını arttırdığı için sporcular tarafından kullanılıyor.
• Taurinin, beyinde en önemli inhibitör nörotransmitter olan gama amino bütirik asidi etkileyerek anti-anksiyete ajanı olma gibi bir özelliği de bilinmektedir.

Guarana:
• Güney Amerika’da yetişen ‘Paullinia cupana’ bitkisinin tohumlarından elde edilen uyarıcı özelliği olan bir maddedir.
 • Yüksek oranda kafein, teobromin, teofilin ve tanin içermektedir.
• 1 gram guarana ekstratı yaklaşık 40-80 mg kafein içermektedir. Fakat guarana içeriğindeki kafein miktarı, enerji içeceğinin etiketindeki kafein içeriğine dahil edilmemektedir.

Ginseng:
• Pek çok çeşidi olmasına karşılık, yüzyıllardır Asya’da hafızayı ve kuvveti geliştirmek için kullanılmıştır. Araştırmaların bir çoğu Asya veya Kore ginsengi olarak bilinen ‘Panax Giseng’ üzerine yoğunlaşmıştır.
• Ginsenoside aktif maddesinden oluşmaktadır. Bu aktif bileşenin antiinflamatuar, anti-oksidant ve anti kanser etkileri bulunmaktadır.
• Bitki ilaç etkileşimi söz konusu olabilmektedir. Antidiyabetik ilaçlarla birlikte alındığında, hipoglisemi riski bulunmaktadır. Ayrıca diyare, vajinal kanama, şiddetli baş ağrısı, Stevens-Johnson sendromu gibi ciddi yan etkileri de olabilmektedir. Bu nedenle diyabet ilacı kullananlar ile diğer risk grubundaki kişilerin ginsengi tek veya enerji içeceği olarak tüketiminde dikkatli olmaları gerekmektedir.
• Ginseng, antidepresanlarla beraber kullanıldığında, serotonin sendromu ve maniye neden olabilir.
• Ayrıca antipsikotik ilaçların ekstrapiramidal yan etkilerini daha da artırabilirler.

Yohimbin:
• Oldukça güçlü bitkisel bir stimulan olup afrodizyak özelliği nedeniyle erektil disfonksiyon tedavisinde kullanılmaktadır.
• Ayrıca antideprasanların oluşturduğu cinsel yan etkilerin tedavisinde de kullanılmaktadır. • Yağ kaybını artırıcı özelliği vardır.
• Anksiyete, insomni, baş ağrısı, baş dönmesi, deride kızarıklık, panik atak, halusinasyon, kalp hızında artış, yüksek kan basıncı gibi ciddi yan etkileri vardır. • Epileptik nöbet ve böbrek yetmezliğine neden olabilir.
Özellikle karaciğer, böbrek, kalp ve psikiyatrik rahatsızlığı olanların kullanmaması gereken bir ajandır.

İnositol:

• Vitamin B-8 olarak da adlandırılan inositol, bir B kompleks vitaminidir. Fakat vücutta bağırsaklarda zararsız bakteriler tarafından sentezlendiğinden tam olarak bir vitamin olarak kabul edilmemektedir.
• Glikoz metabolizmasının ürünü olarak üretilmesine rağmen vücutta bol miktarda bulunmaz.
• Kafein alımı vücuttaki miktarını azaltır. 
• İnositol yağ asitleriyle birlikte, hücre membranlarının oluşumu için gerekli fosfolipidlerin şekillenmesini sağlar.
• Vücutta hücreler arası iletişimde rol oynamaktadır. Yoğun olarak beyin, kalp ve gözün lens tabakasında bulunmaktadır.
• Günlük ne kadar tüketilmesi veya aşırı tüketiminin zararları üzerine yeterli veri mevcut değildir.

Glukuronolakton:
• Karaciğerde glikozun metabolize olması sonrasında oluşan doğal bir maddedir.
• Ancak Eİ’nde bulunan glukuronolakton, sentetik olup insan vücudunda bulunan miktardan çok daha fazlasını içermektedir.

Karnitin:
• Karnitin karaciğer ve böbreklerde sentezlenen, lizin ve metiyo nin amino asitlerinden oluşan bir dördüncül amonyum katyonudur.
• Yağların oksidasyonunda rol oynayan amino asit türevidir. Diyette yeterli miktarda bulunmakta ve vücutta sentez edilmektedir.
• Uzun zincirli yağ asitlerinin mitokondriyal zardan transportu için gerekli bir kofaktördür.
Vücutta doğal olarak sentezlenebildiği için diyetle ek olarak alınmasına gerek yoktur.

Kafein: 
• Santral sinir sisteminde stimülan etki gösterir. Hafıza fonksiyonunu arttırır. Kişinin daha uyanık, enerjik ve verimli hissetmesini sağlar.
• Uzun süreli kullanımda etkisine tolerans gelişiyor.
• Letal dozu (LD50) 150 mg/kg • Sağlıklı yetişkinlerde yarılanma süresi ortalama 5.7 saat
• Kronik alkol alanlarda kafein yarılanma ömrünün % 72 arttığı görülmüştür.
• Ancak hepatik yetersizliği olanlarda yarılanma süresinin 168 saate kadar uzayabildiği bildirilmiştir. • Tolerans gelişmeyen kişilerde genellikle 250-500 mg arası alımda hafif-orta belirtiler ortaya çıkıyor.
• Santral sinir sisteminde stimülan etki gösterir. Hafıza fonksiyonunu arttırır. Kişinin daha uyanık, enerjik ve verimli hissetmesini sağlar.
 • Kafein duyarlılığı olan kişiler, hipertansiyon ve kalp hastaları, hamile (kafein plasentaya geçerek düşüklere veya düşük doğum ağırlıklı bebeklere neden olabilmektedir), çocuklar, spor yapan gençler ve yaşlılar tarafından dikkatli kullanılmalıdır.
• Adolesanlarda >100 mg/gün kafein tüketimi, yüksek kan basıncı ile ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle gebe, hasta, adölesan ve çocuklarda kafein tüketimi sınırlandırılmalıdır.
• FDA 2007 yılında güvenli kafein miktarını 100 mg olarak kabul ettiğini açıklamıştır.
• Kafein fosfodiesteraz ve adenozin reseptörlerini inhibe ederek pozitif inotropik etki yapar.
• İntraselüler kalsiyumda artış ve miyoflamanların kalsiyuma hassasiyetinde artışa neden olur.
• Yüksek dozda bu etkileri çarpıntı ve çarpıntı ve aritmilere (AF, SVT, VT, VF) neden olabilir.
• Kafein, teobromin, teofilin içeren guarana’nın pozitif kronotropik etkisi ile kafeinin bu inotrop etkisi artar.
• Diğer önemli bir noktada Eİ içinde bulunan ginseng, guarana gibi uyarıcılar kafeinin etkisini artırmaktadır.
• Ayrıca Eİ içinde bulunan guarana, kola nut, çay, yerba mate, kakao gibi bileşenler de kafein içermektedir.
• Eİ etiketlerinde yazan kafein miktarına bu maddelerin içerdiği kafein dahil edilmemektedir.
• Dolayısıyla Eİ’lerinin içerdiği bu bileşenler de alınan kafein miktarının artmasına neden olmaktadır."




Kaynak: http://file.atuder.org.tr/_atuder.org/fileUpload/SwJh1MSArU9N.pdf

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder