6 Kasım 2016 Pazar

Hasta - Hekim vbg İletişiminde İçsel Yaklaşımlar

Hekim sürekli izlediği sıkıntılara alışkanlık kazanırsa, bireylerin acılarını bilse de zaman içerisinde duyarlılığını yitirebilir. Bu durumda bireyin her gün seyredilen hep aynı belgeselden, cansız bir kesitten ne farkı kalmıştır? Böyle durumlarda hekim, bilimin o ana dek eline verdiği şablonların dışında ne gibi durumlar var? sorusunu da unutabilir. Ve bunun sonucu, acıyı çeken acısını anlatamamanın sıkıntısı ile daha çok acı çeker. Çünkü, hekimin söyledikleri ile kendi yaşadıkları arasında bir uyumsuzluk olduğunun farkındadır. üstelik, hekim de görev bilincini devam ettirse de işinde gönlünü kaybetmiştir.

Nörolog Oliver Sacks’ın “Mars’ta bir Antropolog” kitabının girişinden:
Hekim açısından hastalığın incelenmesi, hastanın hastalığının etkisi altında yarattığı iç dünyasının incelenmesini gerektirir. Hastaların gerçekleri, yalnızca ‘dışarıdan’ gözlemlenerek anlaşılamaz. Hekim, hastanın somut bilincinin içine işleyerek o patolojik dünyayı kendi gözü ile görmeye çalışmalıdır. Bunun içinde hastaya göre öznel bir yaklaşım geliştirebilmelidir.

Ve herşeyden önce, kendimizle olan iletişimden başlayarak diğerlerine yansıttıklarımızda da önemli olan nedir?

Derleyen,

A.Şükran Demiralp, 06/11/2016




   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme