30 Kasım 2016 Çarşamba

TEDAVİNİN ÇOK YÖNLÜ ETKİLEŞİMİ ÜZERİNE..

31 Temmuz 2018’de bu paylaşıma eklendi - Önemli bir link:  http://asukrandemiralp2.blogspot.com/2016/12/ilac-besin-etkilesimleri-icin-arastrma.html 

Bitkisel nasılsa deyip de geçmeyelim. Yediğimiz içtiğimiz herşey, vs, etkileşim halinde.. Ve elbette DOZ çok önemli! Genel olarak her bireyin metabolik tepkisi de o bireyin dozu; vd etkenlere bağlı olabiliyor. 
Bitkisel ilaçlar ve gıda takviyelerinin tedaviyle; yani KULLANILAN İLAÇLARLA etkileşimini kontrol edebilmek için 8-9 ay önce bir arkadaşımızın bir araştırması olmuştu.
Şöyle ki:
"Yapılan çeşitli çalışmalar, ABD’de kronik hastalığı veya kanseri olanların yarıdan fazlasının bitkisel ilaçlar ve gıda takviyelerini kullandığını göstermekte. Bunların da yaklaşık beşte biri bu ürünleri reçete edilmiş ilaçlarla birlikte almakta.
Tsai ve arkadaşlarının International Journal of Clinical Practice’de 2012 yılında yayımlanan derleme çalışmalarına, 2000 ila 2010 yıllarında yayımlanmış, reçete edilmiş ilaçlarla bitkisel ilaçlar ve gıda takviyeleri arasındaki etkileşimleri ve kontraendikasyonları bildiren araştırmalar dahil edilmiş. Derlemeye 54 derleme makalesi, 16 klinik çalışma, 9 gözlemsel çalışma ve 6 hayvan deneyi dahil edilmiş. Sonuçta 509 ilaca ait toplam 1491 etkileşim saptanmış.
En çok etkileşime girdiği bildirilen ilaçlar;
varfarin (105 etkileşim),
insülin (41 etkileşim),
aspirin (36 etkileşim) ve, digoksin (32 etkileşim) olarak bildirilmiş.
En fazla etkileşime giren bitkisel ilaçlar olarak da;
sarı kantaron (147 etkileşim),
ginkgo (51 etkileşim) ve,
kava (41 etkileşim) bulunmuş.
Gıda takviyeleri arasında en faza etkileşime girenler ise;
magnezyum (102 etkileşim),
kalsiyum (75 etkileşim),
demir (71 etkileşim),
vitamin A (43 etkileşim) ve,
melatonin (30 etkileşim) olarak saptanmış.
Sarı kantaronun antidepresanlar, kemoterapötikler, seks hormonları ve kardiyovasküler ilaçlar dahil çok sayıda ilaç grubuyla etkileşime girdiği gözlenmiş.
Kaynak: Tsai HH et al. Evaluation of documented drug interactions and contraindications associated with herbs and dietary supplements: a systematic literature review. International Journal of Clinical Practice 2012; 66(11):1056-1078." 
Bu nedenle oluşturulan bir veri tabanının etkileşimler konusunda bilgi için, rakamlarla 13,581 adet ilaç: 4,470 adet madde, 124 adet besin, 24 adet semptom, 284 adet hastalık, 8,492,954 etkileşim, 446 adet firma içeren bu listenin veri tabanından anlık olarak oluşturduğunu öğrendik. Ve;
284 adet hastalık için ARALARINDA Tourette Sendromu da VAR MI acaba? diye de ek olarak sorguladık. Sadece bir arkadaşımızdan gelen yanıt: " Ben daha önce bu konuyu incelemiştim. Eğer gözden kaçırdığım bir şey yoksa, bu veri tabanında TS tedavisinde kullanılan tek ilaç Pimozid yani Nörofren olarak hatırlıyorum"
Bu konuda bilgi ve araştırması olan arkadaşlarımız varsa lütfen yorum kısmına ekleme yapsınlar.
Derleyen: A.Şükran Demiralp, 30 Kasım 2016
EK - 1; Aralık 2016: Bir diğer hasta yakınının gözlemi: “ergenlik sivilceleri için kullanılan ve yoğun A vitamini içeren reçeteli ilaçların tourette sendromu olan kişilerde çok ciddi nöbetlere yol açtığı ve sendroma olumsuz etkileri olduğu tarafımızca gözlemlenmiştir.

EK -2; 19 Kasım 2017 : "Hastalıklara karşı koruyucu 5 beslenme düzeni
...........................................
Ketojenik beslenme düzeni

Ketojenik beslenme düzeni herkese uygun bir beslenme biçimi değil. Nitekim, son derece uzmanlaşmış ve özenle dengelenmiş olan bu diyet, nöbetlere ilaçların tepki vermediği sara hastaları için özel olarak tasarlanmıştır.

Bu beslenme biçimini benimseyenler yağ, karbonhidrat ve proteini belli oranlarda tüketirler. Buna göre öğünün yaklaşık %80’i yağlardan, %15’i proteinlerden ve %5’i de karbonhidratlardan oluşur.

Öğünler kişiye özel olarak tasarlanır ve bunlar ağırlıklı olarak ağır kremaları, pastırma, yumurta, ton balığı, karides, sebze, mayonez, sucuk sosis dışında, yağ oranı yüksek ve düşük karbonhidratlı başkaca besinleri içerirler. Sara hastaları nişastalı sebze ve meyveleri, ekmek, makarna, pasta ve basit şekerler içeren besinleri tüketmekten kaçınmalıdırlar (diş macununda bile bir miktar şeker olabilir). Mayo Cliniği uzmanlarına göre, bu beslenme düzeni kabızlık, sıvı yitimi, enerji ve açlık yoksunluğu gibi birtakım yan etkiler yaratabilir.

Çok alışılageldik bir beslenme biçimi olmamakla birlikte, ketojenik diyet sara hastalığının denetlenmesinde etkili oluyor. 2008 yılında The Lancet dergisinde yayımlanan bir çalışma, bu diyeti uygulayan epilepsi hastası çocuklarda nöbet sayısının, uygulamayanlara kıyasla, üçte bir oranında azaldığını ortaya koyuyor.

Kaynak: http://www.livescience.com/35457-diets-that-fight-disease-110208.html" 

Yazının tümü: http://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/hastaliklara-karsi-koruyucu-5-beslenme-duzeni



4 yorum:

  1. Konu dışı da olsa; ergenlik sivilceleri için kullanılan ve yoğun A vitamini içeren reçeteli ilaçların tourette sendromu olan kişilerde çok ciddi nöbetlere yol açtığı ve sendroma olumsuz etkileri olduğu tarafımızca gözlemlenmiştir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Açıklamanızı şimdi gördüm. Çok teşekkür ederim. Diğer arkadaşlarla da paylaşacağım.

      Sil
    2. Açıklamanızı şimdi gördüm. Çok teşekkür ederim. Diğer arkadaşlarla da paylaşacağım.

      Sil
  2. 19 Kasım 2017
    "Hastalıklara karşı koruyucu 5 beslenme düzeni
    ...........................................
    Ketojenik beslenme düzeni

    Ketojenik beslenme düzeni herkese uygun bir beslenme biçimi değil. Nitekim, son derece uzmanlaşmış ve özenle dengelenmiş olan bu diyet, nöbetlere ilaçların tepki vermediği sara hastaları için özel olarak tasarlanmıştır.

    Bu beslenme biçimini benimsyenler yağ, karbonhidrat ve proteini belli oranlarda tüketirler. Buna göre öğünün yaklaşık %80’i yağlardan, %15’i proteinlerden ve %5’i de karbonhidratlardan oluşur.

    Öğünler kişiye özel olarak tasarlanır ve bunlar ağırlıklı olarak ağır kremaları, pastırma, yumurta, ton balığı, karides, sebze, mayonez, sucuk sosis dışında, yağ oranı yüksek ve düşük karbonhidratlı başkaca besinleri içerirler. Sara hastaları nişastalı sebze ve meyveleri, ekmek, makarna, pasta ve basit şekerler içeren besinleri tüketmekten kaçınmalıdırlar (diş macununda bile bir miktar şeker olabilir). Mayo Cliniği uzmanlarına göre, bu beslenme düzeni kabızlık, sıvı yitimi, enerji ve açlık yoksunluğu gibi birtakım yan etkiler yaratabilir.

    Çok alışılageldik bir beslenme biçimi olmamakla birlikte, ketojenik diyet sara hastalığının denetlenmesinde etkili oluyor. 2008 yılında The Lancet dergisinde yayımlanan bir çalışma, bu diyeti uygulayan epilepsi hastası çocuklarda nöbet sayısının, uygulamayanlara kıyasla, üçte bir oranında azaldığını ortaya koyuyor.

    Kaynak: http://www.livescience.com/35457-diets-that-fight-disease-110208.html"

    Yazının tümü: http://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/hastaliklara-karsi-koruyucu-5-beslenme-duzeni

    YanıtlayınSil