5 Temmuz 2019 Cuma

KOPROLALİ

KOPROLALİ veya İRADE DIŞI KÜFÜRLER ve MÜSTEHCEN KONUŞMALAR geçmişte daha çok şimdi daha az olabilir mi? Ben hiç böyle olduğunu sanmıyorum. Giderek insanlar daha çok küfür ediyorlar. Bu durum  toplumlarda artık sosyal medya aracılığı ile çok net gözlemlenebiliyor ve hatta yaygınlaşma nedenlerinin başında da gelebiliyor.


Geçmişte ve şimdi için bilim ne demiş? Merak eden 



Elbette her küfür ve müstehcen konuşma, ortalama irade neyse o tanıma göre diyelim,

irade dışı olmuyor. Dolaysıyla yine bu tanıma göre  gördüğümüz her Koprolali davranışı 

sergileyen kişi de Tourette Sendrom'lu olmuyor. Ayrıntılarda yazacak çok şey var. Daha 

sonraya.. Veya eklemek isteyen arkadaşım varsa, lütfen.



Derleyen: A.Şükran Demiralp, 5 Haziran 2019

19 Mart 2019 Salı

Tourette Sendromu’nda İlaç Tedavisi İçin Genel Bilgi


SORUNUZ: Çocuklarda Tourette (Turet) sendromunda en etkili ilaç hangisi acaba?
Tikleri kontrol etmeye veya OKB, DEHB gibi ilgili durumların semptomlarını azaltmaya yardımcı olan ilaçlar genel olarak:
·         Tikleri kontrol etmek için dopamini bloke eden veya azaltan ilaçlar; Nöroleptikler: Tikleri kontrol etmeye yardımcı olabilir. Olası yan etkiler kilo alımı ve istemsiz tekrarlayan hareketleri içerir.  Bazıları, ciddi depresyona (önlenebilir) neden de olabilir.
·         Botulinum (Botoks) enjeksiyonları: Botoks, Botulinum toksin kelimesinden kısaltılmış, özünü bir bakterinin oluşturduğu proteindir. Etkilenen kas grubu içine enjeksiyon yapılarak basit veya vokal tikler için yardımcı olabilir. İstemsiz kas hareketleri gibi bazı yan etkiler olabilir.
·         Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu için DEHB ilaçları: Dikkat ve konsantrasyonun artmasına yardımcı olabilen uyarıcı(stimulan)lardır. Bununla birlikte, Tourette sendromlu bazı insanlar için, DEHB ilaçları tikleri daha da kötüleştirebilir.
·         Merkezi  adrenerjik inhibitörleri: Genellikle yüksek tansiyon için reçete edilen bazı ilaçlar dürtü kontrolü sorunları ve öfke saldırıları gibi davranışsal semptomların kontrolüne yardımcı olabilir. Sürekli uyku durumu gibi (sedatif etki) yan etkileri vardır.. (Adrenerjik ve Kolinerjik)
·         Antidepresanlar: Üzüntü, endişe ve OKB belirtilerinin (semptomlarının) kontrolüne yardımcı olabilir. Bu gruptaki ilaçların da yan etki yelpazesi kişilere göre değişse de genelde iştah ve kiloda artış ön planda gözlenmektedir.
·         Antiseizure (Antikonvülzan ya da antiepileptik) ilaçlar:  Tourette sendromu olan bazı kişilerin epilepsiyi tedavi etmek için kullanılan bazı ilaçlara yanıt verdiğini gösteren araştırmalar vardır. (Buna karşı bazı antiepileptik ilaçların da tikleri artırabildiği bilgisi de var.)
Yukarıdaki bilgilerden sonra özet yorumum:
Tourette Sendromu (TS)’nda en etkili diyebileceğimiz tek bir ilaç / tek bir başka yöntem bilinmiyor. Bazı ilaç grupları ve bunların kendi içinde çeşitleri bulunuyor (bir çok nöroleptik, antidepresan vb bulunmaktadır). Bu ilaçların çocuk, genç ve yetişkinlerde kullanımları hekim kontrolünde, kişiye göre (kilo, vücudun ilaca verdiği tepki, hangi ilaç / ilaçların kullanılabileceği gibi) doz ayarına bağlı oluyor.
Tourette henüz tam olarak nedeni anlaşılmamış, belirtilerle kendini gösteren bir bozukluk olduğu için, ilaç ve/veya diğer yaklaşımlar bu belirtileri kontrol altına alabilme/azaltmaya yönelik olabiliyor. 

Ve biz biliyoruz ki, hiç ilaç vd kullanmadan TS ile birlikte uyumlu yaşayabilen birçok kişi de var. Çünkü TS’nin her bir kişide varoluş nedeni ve yaşam koşullarına göre gelişimi çok farklı olabiliyor; neredeyse her bir konuda olabildiği gibi…
Önemli not: Ufak tefek tikler vb durumlar, normalde kişi ve / veya bir yakını için, hiç sorun oluşturmazken, aşırı ve ezbere farkındalık (!) geliştiren koşullarda birden bu küçük şeylerin büyütüldüğünü ve sorun yumağına dönüştüğünü de gözlemleyebiliyoruz. Böyle bir konuyu her birimiz detaylı gözlemleyebilmeliyiz.
Gözlemleriniz ve diğer herhangi detaylı soru(n)larınız için e-posta da yazabilirsiniz:  tourette.tik.tak.hip@gmail.com
İnternet, konu ile ilgili çeşitli kitaplar ve yaşam deneyimlerinden derleyen: A.Şükran Demiralp, 20 Mart 2019



17 Mart 2019 Pazar

NÖRODEJENERATİF HASTALIKLAR


 1:
Nörodejeneratif hastalıklarda mahşerin 4 atlısı:
. Alzheimer
. Parkinson
. Huntington  
. Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS)

Stephen William Hawking; İngiliz fizikçi, evrenbilimci, astronom, teorisyen ve yazar. 
21 yaşında ALS tanısı almıştı. 
 

Nörodejenerasyon; yapısal veya fonksiyonel olarak nöronların ilerleyici kaybı olarak tanımlanabilir. Bu durum doğum sırasında oluşan bir hasarlanmaya bağlı oluşabileceği gibi, genetik faktörlerin ve yaşlanmanın etkisiyle de ortaya çıkabilir. Alzheimer ve Parkinson hastalıklarının 40 yaş altında nadir görülmesi yaşlanmanın bu hastalıklar için önemli bir risk faktörü olduğunu göstermektedir. Amiyotrofik lateral skleroz ve Huntington hastalığı ise erken yaşta ortaya çıkan nörodejeneratif hastalıklardandır.

2:
Nörodejeneratif hastalıklar, sinir hücrelerinin ilerleyici kaybı ile giden ve bu kayba bağlı olarak sinir sistemi fonksiyonlarının yitimine neden olan bir grup hastalıktır. Bu hastalıklardan en sık görüleni Alzheimer hastalığıdır. Parkinson hastalığı ikinci sıklıkta görülmektedir. Huntington hastalığı, frontotemporal demanslar ve amyotropik lateral skleroz gibi daha az sıklıkla görülen ancak yine önemli özürlülük oluşturan daha pek çok hastalık, nörodejeneratif hastalıklar grubu içinde yer almaktadır. Bunun yanında aralarında vasküler demans ve kognitif bozuklukların da yer aldığı bir başka grup hastalığa da nörodejeneratif süreçler eşlik edebilmektedir.
Aşağıdaki hastalıklara yönelik çözüm odaklı yaklaşımlar bu çağrının öncelikli beklentisidir:
· Alzheimer hastalığı ve ilişkili demanslar
· Frontotemporal demanslar ve fokal kortikal atrofiler
· Parkinson hastalığı ve Parkinsonizmle giden bozukluklar
· Prion hastalıkları
· Amyotropik lateral skleroz ve diğer motor nöron hastalıkları
· Huntington hastalığı
· Spinoserebellar ataksi
· Patolojik protein birikimiyle giden diğer nörodejeneratif hastalıklar
· Spinal kas atrofisi
· Multipl skleroz
· Nadir nörodejeneratif hastalıklar
· Sistemik ve vasküler hastalıklarda nörodejeneratif değişiklikler

3:
Bu derleme kapsamında ilk önce SUMO proteinleri ve sumolasyon hakkında bilgi verilecek daha sonra nörodejeneratif hastalıklardan poliglutamin bozukluğuyla ilişkili hastalıkların, nöronal intranükleer inklüzyon hastalığının, Parkinson hastalığının ve Alzheimer hastalığın SUMO proteinleri ile olan ilişkisine yönelik güncel bilgiler aktarılacaktır.

Derleyen: A.Şükran Demiralp, 17 Mart 2019

6 Mart 2019 Çarşamba

Sizde Hangisi veya Hangileri Var?



Tourette Sendromu(TS) ÇOK GENİŞ BİR YELPAZEDE YER ALIR; İçinde OTİZM dahil bir çok bozukluğu da barındırabilir:

Attention Deficit Disorder (ADD): Dikkat Eksikliği Bozukluğu

Oppositional Defiant Disorder (ODD): Karşı Gelme Bozukluğu

Specific Learning Difficulties: Özgül Öğrenme Bozukluğu

Autism Spectrum Disorder: Otizm Spektrum Bozukluğu

Anxiety: Anksiyete

Attention Deficit Hyperactivity Disorder (ADHD): Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Obsessive-Compulsive Disorder (OCD): Takıntılı- Zorlantılı Bozukluk / Obsesif - Kompülsif Bozukluk(OKB)

Developmental Co - ordination Disorder: Gelişimsel Koordinasyon Bozukluğu

Gifted: Yetenekli

Sensory İntegration Disorder: Algısal Bütünlük Bozukluğu

Auditory Processing: Duysal İşleme

Depression: Depresyon

Ve Kapak Resmi'ndeki MERKEZE lütfen DİKKAT:  https://www.facebook.com/TSTikTakHip/photos/a.1418834168345977/1695795040649887/?type=1&theater

Tics and Tourette's Syndromes: Tikler ve Turet Bozukluğu yukarıdaki olası durumların herbiri (ve belki henüz bilinemiyen vd) ile etkileşim halindedir.

Derleyen:
A.Şükran Demiralp, 
28 Ağustos 2015

21 Şubat 2019 Perşembe

"Mısır nişastası" neden ilaçlara yardımcı madde olarak eklenir?

Neden?


"Tablet Yardımcı Maddeleri 

Dolgu maddeleri: 
Tableti belli bir ağırlığa getirmek için kullanılır. Dolgu maddesi olarak en çok nişasta ve sakaroz kullanılır. Tabletlerin yaklaşık 2/3’ü dolgu maddeleridir.

Dağıtıcı maddeler: Tabletin mide ortamında parçalanıp dağılmasını sağlayan maddelerdir.

Bağlayıcı maddeler: Toz partiküllerinin birbirine bağlanarak onların granül oluşturmasını sağlar. Bağlayıcı madde olarak jelatin, nişasta müsilası, glikoz ve Arap zamkı kullanılmaktadır.

Kaydırıcı maddeler: Tablet basımı sırasında tabletlerin yapışmasını gidermek için kullanılır. Çoğunlukla kullanılan kaydırıcılardan biri magnezyum stearattır. Glidantlar: Akış düzeltici veya yapışmayı önleyici maddelerdir. Akış özelliklerinin kötü olması tablet ağırlıklarının sapmasına ve sonuçta üretimin aksamasına neden olur.

Tatlandırıcılar: Özellikle efervesan ve çiğneme tabletleri için çok önemlidir. Yapay tatlandırıcılar, meyve aromaları kullanılır. Islanmayı sağlayıcı maddeler: Etken maddenin sudaki çözünürlüğünün az olduğu durumlarda çözünme hızını artırmak için su ile temasını arttırıcı / ıslatıcı maddeler kullanmak gerekebilir.

Kaplama maddeleri: Polimerlerik yapıda, suda çözünür, koruyucu malzemelerdir ve genellikle bir renk maddesi içerirler. Tabletlerin renkli filmlerle kaplanması onların kolay tanımlanmalarına ve kolay yutulmalarına, tat maskelenmesi gibi amaçlara hizmet eder."

Kaynak: http://web.hitit.edu.tr/dersnotlari/gokcemerey_24.02.2016_2N9Y.pdf

Derleyen: A.Şükran Demiralp


27 Ocak 2019 Pazar

Derin Beyin Uyarımı (DBS) Ne Derece Etkilidir? Zararlı mıdır?



"DBS = Deep Brain Stimulation = Derin Beyin Uyarımı" günlük konuşma dilinde "Beyin Pili" olarak isimlendiriliyor. Türkiye'de; TS tanısı olan, farklı yaşlarda, en az beş kişinin DBS yaptırdığı bilgimiz var. Bir kişi ile ilgili olarak derlediğim bir yazı da var.
EN hanım, bu yöntem de kişilere göre farklı sonuçlara neden olabiliyor. Bu nedenle, "Zararlı mıdır?" sorunuz için; zarar / yarar değerlendirmesi hekimle, hatta disiplinlerarası hekimlerle birlikte kişinin ve çevresinin yaşadığı / yaşattığı sıkıntılara ve kişinin beklentilerine göre yapılabiliyor. Bununla ilgili çalışmayı da iletebilirim ayrıca.
"Ne derece etkili?" sorunuz için Stanford Üniversitesi'ndeki bir MAKALE'ye göre: "Nörodejeneratif bir hastalık olan PARKİNSON Hastalığı'nın tedavisi için FDA onaylıdır. DBS ile nöromodülasyon çoğu zaman çok daha iyi yaşam sürdürebilmesine izin vererek bu hastalarda motor fonksiyonunu geri yükler. Ayrıca tedaviye dirençli depresyon, OKB, bağımlılık ve diğer nörolojik ve psikiyatrik sorunlar için tedavi olarak araştırılmaktadır". TS ise nörogelişimsel bir bozukluk olarak günümüzde tanımlıdır. Dolaysıyla TS'de DBS uygulamaları da araştırma aşamasındadır.
Yine MAKALE'ye göre; "DBS, bazen, duygudurum değişiklikleri, hipomani veya mani, bağımlılık davranışları veya hiperseksüel davranış gibi sıra dışı yan etkilere neden olur." 


Tourette Sendromu'nda DBS:
Türkiye’de(n) DBS  yaptıran 5 KİŞİ (TS tanılı) ve bunlardan  4 KİŞİNİN yaklaşık olarak durumu:

2017 yılında DBS uygulaması (18 yaş altı) iki kişi: Birisinde tikler belirgin şekilde ön plandaydı. DBS sonucu bir değişiklik olmadığı bilgisi var. Diğerinde ise basit tiklerin sona erdiği, ancak Koprolali'nin devam ettiği bilgisi var. 

DBS uygulaması (18 yaş üstü) ile  2016 yılından Türkiye'den bir kişi; 2017 itibarıyla tikleri devam ediyordu; "Dakika başına ortalama 13 defa ''hah'' diye ses tiki yapıp kafa sallıyor ve boyun devirip kaș göz tikleri yapıyorum. Saatte ise 13×60=780. Genelde 8 saat uyuyorum ve uyurken tik yapmıyorum. Geriye 16 saat kalır ve 16×780=12480. Özetle bir günde ortalama 13bin defa tik yapıyorum (Haziran 2017). " Şimdilik DBS öncesi ve sonrası için uygulamaya bağlı olumlu ve/veya olumsuz bir durum bilinmiyor:  https://asukrandemiralp2.blogspot.com/2016/09/derin-beyin-stimulasyonudbs-deneyimi.html

DBS uygulaması (18 yaş üstü) ile  2004 yılından Türkiye'den bir diğer kişi; ".... tekrar topluma girer, yaşamı biraz daha kolaylaşmıştır. Ama bu tedavi onun tekrar çalışmasına imkan sağlamaz. Bir kaç deneme sonrası çalışamayacağı anlaşılır. Mevcut hastalığının yanında ağır bir depresyon içindedir ve kronik bazı psikolojik rahatsızlıkar da ortaya çıkmıştır. Deneysel tedavi önemli rahatlama sağlamasına rağmen, hastalığı ortadan kaldırmadığı gibi elektrik akımının beynin diğer bölgelerini de etkileyebilmesi nedeniyle farklı alışkanlıklara ve rahatsızlıklara neden olmaktadır. Genç adam eskiye oranla hastalığı ile daha iyi mücadele edebilmekte ama çalışamamakta ve kendi içine kapanık bir yaşam sürmektedir."  : https://asukrandemiralp2.blogspot.com/2016/05/farkindalik-aylari-ne-icin-olmal-ve-de.html

DBS uygulaması yapıldığını gazetelerden okuduğumuz bir kişinin şimdiki durumu ile ilgili hiç bir bilgi şimdilik bilinmiyor.

Parkinson'da DBS:
(Anadolu Psikiyatri Derg 2016; 17(3):64-67):
Türkiye'den bir DBS uygulaması (70 yaş üstü): "On iki yıldır Parkinson Hastası (PH) olan 73 yaşında erkek hasta - beyin cerrahisi bölümünde altı ay önce bilateral STN; Subtalamik nükleus DBU; derin beyin uyarımı uygulanmış...-, 20 gündür süren peygamber olduğu düşüncesi, zehirlenme korkusu, sinirlilik, uykusuzluk, çok konuşma, hareketlilik ve cinsel istekte artış yakınmaları nedeniyle yakınları tarafından acil servise getirildi. Yapılan ilk ruhsal muayenede çağrışımları dağınıktı. Düşünce içeriğinde peygamber olduğu ve yakınlarının yemeğine zehir koyduğu şeklinde sanrılar vardı. Duygulanımı irritabldı. Psikomotor aktivitesi artmıştı.
..........

Alınan öykü ve yapılan incelemeler sonrasında bunama dışlandı. Özgeçmişinde psikiyatrik bozukluk öyküsünün olmadığı öğrenildi. Ailesinde psikiyatrik bozukluk öyküsüne rastlanmadı, babasının da PH olduğu öğrenildi.
............
ÖZ: Subtalamik nükleusun derin beyin uyarımı (DBU), Parkinson hastalığının belirtilerini hafifletmek için etkili bir yöntemdir; ancak bu tedavinin bazı psikiyatrik yan etkileri olabilmektedir. DBU sonrası görülen mani, depresyon, özkıyım girişimleri, bilişsel sorunlar olası psikiyatrik yan etkilerdendir. Bu etkilerin ortaya çıkma düzeneği tam olarak anlaşılamamıştır. Aşağıda Parkinson hastalığı (PH) tedavisinde DBU uygulaması sırasında multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çekmek amacıyla, 73 yaşındaki daha önce psikiyatrik bozukluk öyküsü olmayan Parkinson hastasında DBU uygulanması sonrası gelişen mani kliniği ve tedavisi tartışılmıştır. (Anadolu Psikiyatri Derg 2016; 17(3):64-67) Anahtar sözcükler: Derin beyin uyarımı, manik nöbet, Parkinson hastalığı
......

SONUÇ PH’de DBU uygulamasının oldukça güvenli olduğuna ilişkin veriler olsa da, sonrasında psikiyatrik yan etkiler ortaya çıkabilmektedir.14 Bu nedenle DBU uygulanması planlanan hastaların operasyon öncesinde ve sonrasında psikiyatrik açıdan yakından izlenmesi önem taşımaktadır. " Kaynak: https://www.ejmanager.com/mnstemps/91/apd_17_13_19.pdf?t=1548417648

Stanford Üniversitesi'ndeki bir makaleden Google çevirisi ile:
Yurt dışından bir DBS uygulaması (yaş ?): "Literatürden elde edilen en önemli örneklerden biri -ilaçla tedavi  olamadığını anlayabildiğim- Parkinson Hastalığı'nın neden olduğu ağır motor disfonksiyonu nedeniyle yatalak ve hastaneye yatırılması gereken bir hastayı anlatmaktadır (Leentjens ve ark. 2004). DBS, motor belirtilerinde belirgin bir iyileşme sağladı, fakat aynı zamanda, ......, onun, tedavi edilemeyen manik olmasına neden oldu."
Kaynak: https://asukrandemiralp2.blogspot.com/2018/11/dbs-derin-beyin-stimulasyonu-uyarm-ve.html

Derleyen: A.Şükran Demiralp; 27 Ocak 2019

24 Ocak 2019 Perşembe

Basit ve Karmaşık Tik Faktörlerinin Kalıtsal Bağları

Önce Tıklayınız: TS Nedir?

Daha aşağıya "kalıtsal bağ" ve "tikler" ile ilgili bir araştırmadan alıntılar eklenmiştir.

Tourette Sendromu ve eşlikleri vs için 
çevreyi düzenlemek gereklidir. Hatta çoğu zaman ilaçlardan daha önemli olabilir.

Aşağıdaki kitap Tourette'le DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu), OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk) vd özelliklerin kalıtsal bağlarını ve çevresel etkenleri de irdeler.
  
  Bu kitap - "Uçlarda Gezintiler" - dünyada kendi türü içinde bir ilk olabilir.  
Kitap için: tourette.tik.tak.hip@gmail.com



Proband / Propozitus, İndeks Olgu ve Pedigri nedir? 




Derleyen: A.Şükran Demiralp, 24 Ocak 2019